Haftanın Olayları
Hayat akıp giderken aslında kısa dönemlerde ne kadar yoğun yaşadığımızı bilişimden de kaynaklanan bu ağır yorucu tempoyu nasıl kaldırdığımızı bazen hiç anlamıyorum.
Aynı hafta bunların hepsi olabilir mi?
Bir yanı .NET bir yanı Java ile yazılacak bir proje için iş görüşmesi.
Üstelik burada öyle garip bir topoloji var ki .NET'in erişeceği veritabanı tek yönlü çalışyor. Yani sadece veri aktarılabiliyor ve geri doğru data erişimi yok.
Video aktarımı için kullanılacak ve Blackberry üzerinde çalışacak JavaME uygulaması için iş görüşmesi.
Server yönetimi konusunda duayen bir isimden kurs alma görüşmesi,
Kendi projemizde Spring JSF entegrasyonu için kastırmalar ve aslında daha az kod yazacağım sandığım JSF'de dana gibi Faces tagları olduğunu görerek hüsrana uğramam.
BIND açığı ve açığın nasıl kapatılacağını bilmeden hala Ubuntu'daki BIND'ın bir düzelip bir bozulan ayarlarıyla uğraşmalar.
Web 2.0 projeleri için saçma sapan isimler aramam ve en sonunda mizah 2.0 adına kokar.ca ismini almam. Bu arada arkadas.ca, dost.ca gibi isimlerin tamamının boş olduğunu görmem.
Grails ve Groovy ile boğuşmalar ve anlamaya çalışmalar.
Apache Jack Rabbit tabanlı acayip Content Management System CRX ile çalışmalar.
Uzaktaki bir Red Hat Enterprise'dan sadece VNC erişimi açılması ve çok uğraşmama rağmen buna ssh root login verememem.
Sadece Gadgetlar ile web sitesi olurdu olmazdı münakaşaları.
webjam.com ve ning.com'u yeni keşfetmiş olma bedeviliğim.
Ve daha sayamadığım bir sürü geyik...
Allah bilişimcilerin yardımcısı olsun. Amin.
19.08.2008
Bilişimci Nasreddin Hoca
Nasreddin Hoca'nın bilgisayarı durup duruken kapanmış.
Nasreddin Hoca demiş ki:
-Ben zaten reboot edecektim.
Nasreddin Hoca arkadaşının serverını almış bir süre kullanmış ve geri verirken yanında bir PDA vermiş.
Arkadaşı sormuş:
-Hocam bu ne?
-Senin server doğurdu.
Aradan zaman geçmiş Nasreddin Hoca yeniden aynı arkadaşın serverını almış. Fakat bir türlü geri vermemiş. Arkadaşı serverı istemeye gitmiş. Nasreddin Hoca da demiş ki:
- Senin server sistem down.
- Nasıl olur Hocam. Koca server down olur mu?
- Doğurduğuna inanıyorsun da down olduğuna niye inanmıyorsun bre densiz.
Bill Gates Nasreddin Hoca'nın köyüne birsürü Windws server vermiş. Bu serverlar yazılım lisansları, update'ler ve danışmanlık ücretleri nedeniyle köylülerin altından kalkamadığı bir meblağa ulaşmış.
Köylüler Nasreddin Hoca'ya giderek:
-Hocam sen bizim büyüğümüzsün gel şu Bill Gates'e gidelim bu serverları alsın ucuz serverlar alıp Linux kuralım, cluster yapalım demiş.
Hoca da;
-Tamam tabi olur zaten ben özgür yazılımın en büyük savunucusuyum demiş ve önde Nasreddin Hoca arkada köylüler yola düşmüşler.
Yol gittikçe Nasreddin Hoca'nın arkasındaki köylüler azalmış. En sonunda Bill Gates'in karşısına Nasreddin Hoca tek başına çıkmış ve demiş ki:
- Ey yüce haşmetlü Bill Gates, senin bu windws 2003'ler bizi kesmedi sen bize windws 2008 ver.
Micrsoftçu Nasreddin Hoca open source portal açmış.
Open source camiası gülmüş ve:
- Yapma hocam hiç koca open source camiasında bu portal tutar mı? demiş.
Nasreddin Hoca cevap vermiş:
-Ya tutarsa!.
07.08.2008
Grails Makalesi
Groovy scripting dili, Hibernate, Spring gibi Java teknolojilerinin gücünü ardına alarak son derece hızlı uygulama geliştirme süreçlerine olanak sağlayan Grails makalelerinin ilkini Ceviz.Net ve Gelecekonline'da yayınladım.
Blackberry JavaME Maceraları
Bir teklif üzerine Blackberry üzerinde bir JavaME uygulması yapmamız gerekti. Olay gayet basitti. HttpConnection ile bir kaç ekranlık bir akış uygulanacaktı. Önce bir login işlemi sonra bazı bilgiler gösterilecek sonra da fotoğraf upload edilecekti.
Fakat bilişimcilerin yakasını hiç bırakmayan Murphy burada da yanımıza geldi. Önce olayın HttpConnection olmadığnı anladık. Olay web servisleri ile yürüyecekti. Web servisleri de bilin bakalım ne ile yazılmış. Tabii ki Java interopability problemleriyle saç baş yoldurtan .NET ile...
Fakat hain emellerime alet etmek için eski dostum NetBeans'e danıştım. O da bana hemen saniyeler içinde .NET uyumlu olmayan ama JavaME uyumlu web servis clientı yarattı. Uyumlu hale getirmek için de WSDL ile oynadım. WSDL'da tip datetime ise string yaptım. unsignedByte ise base64ByteArray'e çevirdim ve sağlam Java stubları ortaya çıktı. Hatta bu stub'lar Blackberry simülatöründe de çalıştı.
Ama simülatörde çalıştı.
Gerçek yüklemede bu işlem için gerekli jar'ların elimizdeki versiyonda yüklü olmadığını anladık. Acilen JavaME için SOAP mesajı yaratan birşey bulmam gerekti ve aradığımı Ksoap2 adlı açık kaynaklı uygulamada buldum. Bu proje taşınabilir aygıtlar için soap mesajları oluşturuyordu. Fakat Murphy gene yakamı bırakmadı ve bu sefer de Ksoap2'nin ürettiği SOAP mesajlarının .NET uyumlu olmadığını anladık. Zaten açık olan kodu projeye ekledim ve satır by satır debugging ile SOAP mesajlarını .NET uyumlu hale getirdim.
1 hafta gibi kısa bir sürede bazı geceler hiç uyumadan çalışarak demoyu yetiştirdik.
Masum bilişimcinin Murphy ile mücadelesini ibretle okudunuz.
28.06.2008
Ubuntu mu diyim Pardus mu diyim. Ne diyim?
Java Teknolojileri ile yazılım geliştiren ve platform bağımsız olmaya çalışıp bir türlü olamayan herkes gibi ısrarla geliştirme ortamında yani laptoplarımızda Linux testleri yapıp duruyoruz. Bir arkadaşımız Ubuntu'ya geçme cesaretini gösterdi ve artık mesela Liferay üzerindeki çalışmalarını Ubuntu'dan yapmaya devam ediyor.
Fakat işin komik yanı senelerini bu işe vermiş olan ben henüz Linux'a geçemedim. Neden derseniz halen destek verdiğimiz bazı önemli kurumların VPN uygulamaları, geliştirme uygulamaları (RAD, SQL Server..) vs. Windows platformunda çalışabiliyor. En son Blackberry SDK'nın da Windows'da çalıştığını öğrenince tamamen yıkıldım. Oysa Eclipse Plugin olarak geçiyordu. Ama simülatörü bir exe'ymiş.
Şu anda sadece Linux'a geçmiş arkadaşımızın Drutt üzerinde çalışırken Windows'a geçmek zorunda olmasına üzülerek ve evdeki PC'de bir Linux Server çalıştırıyor olmama sevinerek teselli oluyorum ve Pardus yüklemek için aldığım harddiske şu an itibariyle Pardus 2008 yüklüyorum.
Linux'a geçmek için çırpınan masum bilişimcinin maceralarını ibretle okuyunuz.
28.06.2008
Özgür Yazılım Web Uygulamalarının Tepe Noktası : Liferay Portal
Bundan yaklaşık beş ay öncesine kadar Java ile portallar yazıldığını duyar, portlet widget, gadget gibi kelimeleri de kulak kabartarak dinlerdim. Ama beş aydan beri işin içine tamamen girmiş bulunduğumuzdan şirket olarak da bu konsepte hakim olduk.
Burada sözünü ettiğimiz portal kavramı aslında bir tür web tabanlı uygulama çatısı. Siz uygulamalar yapıp portala deploy ediyorsunuz ve işin ilginç yanı burada kullandığınız framework Struts, Spring ya da JSF olabiliyor. Önyüzde sayfalarınız sadece body içinde ne varsa onlardan oluşuyor. Formlarınız, metinleriniz en üstte bir HTML konteynırı içinde bulunuyor. Liferay gibi portaller kendilerine ait veritabanlarında portletlerin konu ve ayar bilgilerini tutuyorlar, kullanıcı yönetimi için de api sağlıyorlar.
Liferay'i diğer portlallerden ayıran en önemli özelliği açık kaynak olması ve kendine ait genişletilebilirlik imkanları.
İlerleyen zamanlarda Liferay hakkında yazmaya çalışacağım.
28.06.2008
Mustafa Özcan Blog
Microsoft teknolojilerinin en büyük üstatlarından kıymetli hocam Mustafa ÖZCAN blogunu açtı.
Microsoft teknolojilerine ve Microsoft/Open Source haberlerine MSDN'den sonra en çabuk ulaşabileceğiniz yer olması muhtemel bloga aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz:
Fedora Core 7'ye tanıtmak için göbeğimi çatlatan Ahteros chipsetli D-link ethernet kartını otomatik tanıyınca Pardus'un başka hangi donanımları otomatik tanıyacağını merak etmiştim. Ayrıca Beryl'yi GeForce 2 gibi çok eski bir karttan çalıştırmış olması da Pardus'un öncekilere nazaran çok iyi bir durumda olduğunu düşündürmüştü.
Adem durum bu dedim. Bana yardım et. Bu Pardus'u ne bulursak deneyelim.
Kendisi de sağolsun tamam dedi.
Üç günde wirelesstan bluetootha, digital tv kartından normal tv kartına, serial ata'dan çeşit çeşit usb belleklere, webcamlerden Dual Core'a kadar ne bulduysak denedik. bu kadar testi Pardus geliştiricileri bile yapmamıştır sanırım.
Sonuç olarak Windows'un driverlarla bile tam verim alınamayan SATA'dan SCSI olarak tam verim aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir bluetooth aygıtından Motorola cep telefonuna dosya gönderdik aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir webcam'den Kopete ve Amsn üzerinden görüntülü haberleştik,
Windows'un partition'larını tanıyamadığı bir harddiski kurtardık,
Windows'a tanıtılamayan PCI ADSL, USB ADSL ve 56K modemi tanıttık,
Ve sonunda Casper Nirvana'da da tüm donanımı tanıyıp tanıyamayacağına bakmaya karar verdik. Önce Pardus 2007 ile deneme yaptık ve maalesef hiçbir şeyi görmedi. Sonra Pardus 2007.3 yükledik ve sistemde fireware hariç tüm donanımı tanıdığını gördük.
Benden sonra kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT iyice aşarak Pardus 2007.3 yüklü bir harddiski başka bilgisayarlara takıp sistemin başlayıp başlamayacağına bakmış ve 3 bilgisayarda Pardus 2007.3 yine tüm donanımı tanıyarak ve başlatma hızı olarak da bir fark göstermeyerek çalışmış.
Pardus 2007.3'ün 1991 yılından beri uğraştığım bilgisayarlarda şu ana kadar gördüğüm en başarılı masaüstü işletim sistemi ve bundan sonra göreceğim en başarılı işletim sistemleri de muhtemelen Pardus'un yeni versiyonları olacak.
13.01.2008
Biletix-Tomcat Nasıl Yani ?
Uzun süreden beri Biletix'in PHP'den Java'ya taşınmasını örnek gösterip Javacılık'a baş koymakla ne kadar iyi ettiğimi söylüyordum ki birden Sahibinden.com gibi devasa bir Java kalesi PHP'ye geçti.
Bu da yetmezmiş gibi ne zaman Biletix'e girsem "Şu an sunucularımız çok yoğun lütfen bekleyiniz" mesajını alıyordum ve bu durum çok canımı sıkıyordu. Normalde bu çapta dev bir şirketin hele Ticketmaster ile de anlaştıktan sonra altyapı olarak minimum 3 makineli bir application server cluster kullandığını sanıyordum ki bugün aşağıdaki görüntüye tesadüf ettim.
Evet koskoca Biletix, Java diye Tomcat üzerinde çalışan bir uygulama kullanıyor. Eğer sistemin önünde bir loadbalancer varsa ve arkada pekçok Tomcat duruyorsa birşey diyemem. Ancak ilerisi için hiçbir Java teknolojisi kullanılmayacakmış gibi en azından JBOSS gibi bir uygulama sunucusu düşünmemiş olmaları çok yanlış.
Tabi güvenlik sorunsalı olarak da bu şekilde sunucu isminin görünmesi insanın aklına binbir türlü soru işareti getiriyor.
Umarım bana bu bu ekran görüntüsünü yayınladığım için kızmak yerine sistemlerini ve güvenlik düzeylerini iyileştirirler.